Geçen hafta uzun yola çıkmadan önce 2011 model 1.5 dCi Renault Megane 3 aracımla (185.000 kmde) rutin kontrolleri yaparken durumu fark ettim. Yağ çubuğunu çektiğimde yağın rengi resmen sütlü kahve gibi köpüklüydü. Normalde siyah-kahve arası olması gereken yağ bildiğiniz boza kıvamına gelmiş. Genleşme kavanozuna baktığımda ise yedek su deposundaki antifriz seviyesinin minimum çizgisinin bayağı altına düştüğünü gördüm. Aracı hiç riske atmayıp çalıştırmadan çekiciyle sanayiye çektim. Tanıdık bir ustaya gösterdim, baktığı gibi Büyük ihtimalle silindir kapak contası yaktın ya da yağ soğutucusu patlamış dedi ama netleştirmek için sökülmesi gerektiğini söyledi.
Araçta aslında son bir aydır hafif hafif anormallikler oluyordu. Otobanda 120 km/s hızı geçince hararet göstergesi anlık yükselip sonra tekrar normale düşüyordu. Ben o sıra termostat valfi takılı kalıyor ya da devirdaim pompası kaçırıyor sanıp çok önemsemedim, iş güç arasında ihmal ettim. Meğerse motor yağına su karışması belirtileri yavaş yavaş kendini gösteriyormuş. Yağ doldurma kapağını açıp baktığımda kapağın iç kısmında sarımsı, kremamsı bir tortu biriktiğini de fark ettim. Ayrıca son birkaç gündür sabah ilk çalıştırmada egzozdan aşırı yoğun beyaz duman atıyordu ve rölantide hafif bir tekleme yapıyordu.
İşin aksi tarafı, triger setini ve devirdaim pompasını daha 5 bin km önce sıfır taktırmıştım. Ustaya sordum; eksantrik mili sensöründe veya termostat gövdesinde bir oksitlenme mi var, yoksa doğrudan yağ soğutucu esanjörü mü patladı diye. Usta blokta çatlak olup olmadığının anlaşılması için silindir kapağının sökülüp rektifiyeye teste gitmesi gerektiğini söylüyor. Şimdilik arabayı dükkanda bıraktım. Daha önce kendi aracında bu şekilde motor yağına su karışması belirtileri ile karşılaşıp kapak açtırmadan, sadece yağ soğutucusu değişimiyle sorunu çözen oldu mu? Yoksa direkt kapağı söktürüp conta yeniletmek mi mantıklı? Deneyimli arkadaşlardan ve ustalardan akıl bekliyorum.