Geçen hafta yazlıkta bizim 2016 model, henüz 142.000 kmdeki Opel Astra K aracımı gölge olsun diye sitenin bahçesindeki çam ağacının altına çektim, çekmez olaydım. Araba iki gün boyunca güneşin altında kaldı ve üzerine resmen çam sakızı yağmış. İlk başta önemsemedim, geçerken tazyikli su tutarım diye düşündüm ama dün yıkamacıya götürdüğümde köpük sıktık, tazyikli su vurduk, banamısın demedi. Lekeler kaputa, tavan sacına ve hatta ön camın altındaki silecek fıskiyelerine kadar işlemiş. Güneşin sıcağıyla birlikte o yapış yapış sıvı adeta kemik gibi sertleşmiş, tırnağımla hafifçe yokladım ama boyadan ayrılmıyor.
Daha geçen ay arabanın park sensörü beynindeki soket arızası ve akü kutup başındaki oksitlenme sorunu için sanayideki elektrikçime gitmiştim. O sırada yan dükkandaki kaporta ustası bizim arabayı gördü ve Oğlum bu arabayı ağaç altına çekme, reçine lekesi boyaya zarar verir mi diye sorma, verniği öyle bir yer ki sonra komple lokal boya veya zımpara-pasta istemek zorunda kalırsın demişti. O zaman pek kulak asmamıştım ama şimdi lekeleri bu halde görünce içime acayip bir kurt düştü. Gerçekten bu reçine lekesi boyaya zarar verir mi, boyanın vernik tabakasını yakıp alta zarar verir mi? İnternette bazıları sıcak suyla çıkar demiş, bazıları ise tiner veya alkol sür demiş ama boyayı tamamen soldurmaktan korkuyorum.
Bu işin aslı astarı nedir, boyayı çizmeden veya verniğine zarar vermeden bu inatçı pisliği kendimiz nasıl temizleyebiliriz? Gaz yağı mı kullanmak lazım yoksa kil hamuru dedikleri malzeme işe yarar mı? Daha önce bu durumla karşılaşan, boyasında matlaşma veya vernik yanığı oluşan oldu mu? Tecrübeli arkadaşlardan acil tavsiye bekliyorum, kaputun o halini gördükçe canım sıkılıyor.